Türkçe       English

<< Geri Yazdır
Doi No: 10.5578/mb.10821

Endemik Bir Bölgede Bruselloz ve Kırım Kongo Kanamalı Ateşi Koenfeksiyonu Olgusu

A Case of Brucellosis and Crimean-Congo Hemorrhagic Fever Coinfection in an Endemic Area

Faruk KARAKEÇİLİ1, Aytekin ÇIKMAN2, Hicran AKIN1, Barış GÜLHAN2, Adalet ÖZÇİÇEK3


1 Erzincan Üniversitesi Tıp Fakültesi, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, Erzincan.

1 Erzincan University Faculty of Medicine, Department of Infectious Diseases and Clinical Microbiology, Erzincan, Turkey.

2 Erzincan Üniversitesi Tıp Fakültesi, Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, Erzincan.

2 Erzincan University Faculty of Medicine, Department of Medical Microbiology, Erzincan, Turkey.

3 Erzincan Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları Anabilim Dalı, Erzincan.

3 Erzincan University Faculty of Medicine, Department of Internal Medicine, Erzincan, Turkey.

ÖZ

Tüm dünyada, özellikle de gelişmekte olan ülkelerde yaygın olarak görülen bruselloz, halen önemini koruyan zoonotik bir hastalıktır. Bir diğer zoonotik hastalık olan Kırım-Kongo kanamalı ateşi (KKKA) ise, insanlara enfekte kene ısırığının yanı sıra, enfekte hayvanların kan ve dokuları ile temas sonucunda bulaşabilir. Her iki hastalık da, genellikle kırsal alanda yaşayanlarda ve hayvancılıkla uğraşanlarda görülmektedir. Brusellozda özgül olmayan ve birçok hastalıkla kolayca karışabilen klinik belirtilerin ortaya çıkması, bu enfeksiyonların tanısında hatalara veya gecikmelere yol açabilmektedir. Bu raporda, her iki hastalığın da birlikte görülebileceğinin vurgulanması amacıyla, bruselloz ve KKKA koenfeksiyonu tespit edilen bir olgu sunulmaktadır. Kırsal bölgede hayvancılıkla uğraşan 70 yaşında bir kadın hasta, yüksek ateş, halsizlik, yaygın vücut/eklem ağrıları ve baş ağrısı şikayetleriyle kliniğimize başvurmuştur. Son iki gündür şikayetlerinin arttığı, bulantı/kusma, karın ağrısı ve kanlı ishalinin olduğu öğrenilmiştir. Kene tutunma öyküsü olmayan olgunun fizik muayenesinde 38.8°C ateş, bağırsak seslerinde artış ve splenomegali saptanmış; yapılan tetkiklerinde lökopeni, trombositopeni ve karaciğer enzimlerinde yükselme olduğu izlenmiştir. KKKA ön tanısıyla yatırılan hastanın serum örneği değerlendirilmek üzere, Türkiye Halk Sağlığı Kurumu (THSK) Mikrobiyoloji Referans Laboratuvarı Daire Başkanlığı'na (MRLDB) gönderilmiştir. Hastanın serviste yatışı sırasında öyküsü daha detaylı sorgulanınca, halsizlik, iştahsızlık, terleme, eklem ağrıları ve aralıklı ateş şikayetlerinin bir aydır devam ettiği ve çeşitli antibiyotik tedavileri aldığı öğrenilmiştir. Bunun üzerine bruselloz açısından yapılan tetkiklerde; Brucella Rose Bengal, tüp aglütinasyonu (1/160 titre) ve Coombs'lu immün yakalama (1/320 titre) testleri pozitif bulunmuştur. Aynı zamanda, THSK-MRLDB'de yapılan testlerde; immünofloresan yöntemi ile KKKA virusuna özgül IgM pozitifliği ve gerçek zamanlı polimeraz zincir reaksiyonu ile viral RNA varlığı tespit edilmiştir. Hastanın yatışında alınan iki kan kültüründe üreme olmamış, bu durumun, son bir ay içinde kullandığı antibiyotiklerden kaynaklanmış olduğu düşünülmüştür. Olguya bruselloz için doksisiklin ve rifampisin tedavisi başlanmış, KKKA için destek tedavisi uygulanarak yakın takibe alınmıştır. Yatışının ikinci gününde trombosit değerinde hızlı düşüş (37000/mm3) olması üzerine hastaya 5 ünite random trombosit ve 2 ünite taze donmuş plazma verilmiştir. Daha sonraki takiplerinde ateşi düşen ve kan tablosu düzelen olgunun bruselloz tedavisi ayaktan sekiz haftaya tamamlanmış; tedavi sonrası takiplerinde herhangi bir sorun tespit edilmemiştir. Yapılan literatür taramasında, ulaşılabildiği kadarıyla, bruselloz ve KKKA koenfeksiyonu daha önce bildirilmemiştir. Sonuç olarak, ülkemizin hem bruselloz hem de KKKA açısından endemik bir bölge olduğu göz önüne alındığında, her iki enfeksiyonun da ayırıcı tanısında bu durumun dikkate alınması önem taşımaktadır. Ayrıca bizim olgumuzda olduğu gibi koenfeksiyon olabileceği de akılda tutulmalıdır.

Anahtar sözcükler: Bruselloz; Kırım-Kongo kanamalı ateşi; koenfeksiyon; endemik bölge.

ABSTRACT

Brucellosis, a zoonotic disease which is especially seen in developing countries is still an important public health problem worldwide. Crimean-Congo hemorrhagic fever (CCHF) is another zoonotic disease that transmits to humans by infected tick bites as well as exposure to blood or tissue from infected animals. Both of the diseases are common among persons who live in rural areas and deal with animal husbandry. Since brucellosis usually presents with non-specific clinical symptoms and may easily be confused with many other diseases, the diagnosis of those infections could be delayed or misdiagnosed. In this report, a case of coinfection of brucellosis and CCHF has been presented to emphasize the possibility of association of these infections. A 70-year-old female patient with a history of dealing with animal husbandry in a rural area admitted to our hospital with the complaints of fever, malaise, generalized body and joint pains, and headache. Her complaints had progressed within the past two days. She also reported nausea, vomiting, abdominal pain and bloody diarrhea. She denied any history of tick bites. Her physical examination was significant for the presence of 38.8°C fever, increased bowel sounds and splenomegaly. Laboratory analysis revealed leukopenia, thrombocytopenia and high levels of liver enzymes. The patient was admitted to our service with the prediagnosis of CCHF. Serum sample was sent to the Department of Microbiology Reference Laboratory at Public Health Agency of Turkey for CCHF testing. During patient's hospitalization in service, more detailed history was confronted and it was learned that she had fatigue, loss of appetite, sweating, joint pain, and intermittent fever complaints were continuing within a month and received various antibiotic treatments. The tests for brucellosis were conducted and positive results for Brucella Rose Bengal test, tube agglutination (1/160 titers) and immune capture test with Coombs (1/320 titers) were determined. The tests performed in the reference laboratory revealed CCHF virus-specific IgM positivity by immunofluorescence assay and viral RNA positivity by real-time polymerase chain reaction. Two blood cultures remained sterile during hospitalization, this situation was considered to be the cause of antibiotic usage in the last month. Doxycycline and rifampicin therapy were initiated for brucellosis, and close monitoring with supportive therapy for CCHF. On the second day of admission, the patient was transfused with 5 units random platelets and 2 units fresh frozen plasma due to dramatic decline of platelet count (37.000/mm3). Early clinical response to brucellosis therapy was confirmed with resolution of fever and improved blood counts and the treatment was completed in eight weeks on an outpatient basis. No other problems were encountered during follow-ups after completion of treatment. According to accessible literature search, coinfection of brucellosis and CCHF has not been reported previously. In conclusion, as our country is endemic for both brucellosis and CCHF, it is important to consider both infections in the differential diagnosis. Physicians should keep in mind that, likewise in our case, coinfection of brucellosis and CCHF can be detected.

Keywords: Brucellosis, Crimean-Congo hemorrhagic fever; coinfection; endemic area.

Geliş Tarihi (Received): 25.05.2015 • Kabul Ediliş Tarihi (Accepted): 06.10.2015

İletişim (Correspondence):

Yrd. Doç. Dr. Faruk Karakeçili,

Erzincan Üniversitesi Tıp Fakültesi,

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı,

24030, Erzincan, Türkiye.

Tel (Phone): +90 532 333 1706,

E-posta (E-mail): drfarukkarakecili@hotmail.com

[ Tam metin ][ PDF ]
<< Geri Yazdır